Navision ve Microsoft Dynamics 4 dk okuma

KOBİ’ler İçin ERP Ne Demek? Navision ile Tanışın

Bir tekstil atölyesi düşünün. Muhasebe ayrı bir programda, stok takibi ayrı bir Excel dosyasında, sipariş kayıtları ise kâğıt üzerinde. Ay sonunda bunları birleştirmek saatler alıyor, üstelik her seferinde bir yerde hata çıkıyor. Türkiye’deki pek çok orta ölçekli işletme tam olarak böyle çalışıyor. Bunun bir çözümü var mı? Var. Ama bu çözümü anlatmadan önce ERP kavramını kısaca açıklamak gerekiyor.

ERP, ‘kurumsal kaynak planlaması’ anlamına geliyor. Yabancı dildeki açılımı ‘Enterprise Resource Planning.’ Kısaca şu demek: bir şirketin muhasebesi, stoğu, satın alması, satışı ve insan kaynakları gibi bölümlerinin hepsini tek bir bilgisayar sisteminde bir arada tutmak. Bir bölüme girilen bilgi otomatik olarak diğer bölümlere yansıyor. Satış faturası kesildiğinde stok düşüyor, muhasebe kaydı oluşuyor. Elle aktarma yok, tekrar giriş yok.

Şimdiye kadar bu tür sistemler yalnızca büyük şirketlerin kullandığı yazılımlardı. SAP veya Oracle gibi programların lisans bedeli, kurulum maliyeti ve danışmanlık ücreti bir araya gelince rakam çoğu KOBİ’nin bütçesini çok aşıyor. Üstelik bu sistemleri kurmak ve yönetmek için tam zamanlı bilgi işlem ekibi gerekiyor. Elli kişilik bir fabrika için bu mümkün değil. İşte tam bu noktada Navision farklı bir yerde duruyor.

Navision, Danimarkalı bir yazılım şirketi tarafından geliştirilmiş entegre bir iş programı. Büyük ERP sistemlerinin temel mantığını alıp orta ve küçük ölçekli işletmelerin kullanabileceği bir biçime getiriyor. Muhasebe, stok yönetimi, satış, satın alma ve müşteri takibi tek bir program içinde çalışıyor. Bir modüle girilen veri diğer modüllere otomatik olarak geçiyor. Bunu bir market kasasına benzetebilirsiniz: kasiyerin barkod okutması hem satışı kaydediyor hem rafı güncelliyor hem de günlük hasılatı topluyor. Navision de şirkette buna benzer bir bütünlük kuruyor.

Pratikte ne fark yaratıyor? Önce muhasebe tarafına bakalım. Satış faturası kesildiğinde program otomatik olarak gelir kaydı oluşturuyor. Tedarikçiye ödeme yapıldığında gider hesabı güncelleniyor. Ay sonu bilançosu için muhasebecinin ayrıca veri toplamasına gerek kalmıyor, çünkü tüm hareketler zaten programa işlenmiş oluyor. Özellikle 2001 krizinin yarattığı nakit sıkışıklığında kimin ne kadar borçlu olduğunu anlık görmek ciddi bir avantaj. Stok tarafında da benzer bir rahatlama var. Hangi üründen kaç adet kaldığı, hangi siparişin beklendiği, hangi malzemenin tedarikçide olduğu tek ekrandan izlenebiliyor. Kâğıt karteks veya ayrı Excel dosyaları tarihe karışıyor.

Bir diğer somut fayda raporlama. Programın içinden doğrudan rapor alınabiliyor. Satışlar ürüne göre, müşteriye göre veya tarihe göre sıralanabiliyor. Bu raporları hazırlamak için ayrı bir çalışmaya gerek yok. Patron sabah işe geldiğinde bir önceki günün satışını ekrandan görebiliyor. Bunu eskiden yapmak için muhasebecinin saatlerce uğraşması gerekiyordu. Küçük gibi görünen bu fark, karar almayı gerçekten hızlandırıyor.

Elbette her şey kolay değil. Navision’ı kurmak ve çalıştırmak ciddi bir hazırlık gerektiriyor. Programı bir CD’den bilgisayara yüklemek mümkün, ancak asıl iş şirketin kendi süreçlerini programa tanımlamak. Hangi hesap planı kullanılacak, stok kalemleri nasıl kodlanacak, müşteri ve tedarikçi bilgileri nasıl girilecek? Bunların hepsini yetkili bir bayi veya danışman eşliğinde yapmak gerekiyor. Türkçe desteği ve yerel muhasebe mevzuatına uyum da kurulum sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar. Ayrıca çalışanların programa alışması zaman alıyor. Yıllarca kâğıt veya ayrı programlarla çalışmış bir muhasebeci veya depo sorumlusu için bu geçiş bazen zorlu oluyor.

Navision’ı değerlendiren bir KOBİ yöneticisinin kendine sorması gereken birkaç soru var. Şu an kaç farklı programda veya dosyada veri tutuyorsunuz? Ay sonu kapanışı kaç gün sürüyor? Stok sayımı ne sıklıkla yapılıyor ve ne kadar güvenilir? Bu sorulara verilen yanıtlar ne kadar karmaşıksa, entegre bir sisteme geçişin getireceği fayda o kadar büyük oluyor. Bütçe ve teknik altyapı hazırsa, yetkili bir bayi ile bir ön değerlendirme toplantısı yapmak iyi bir başlangıç noktası.

Gökhan MERCANOĞLU

Gökhan MERCANOĞLU

Teknoloji Danışmanı & Yazar

ERP, CRM, otomasyon, yapay zekâ ve kurumsal teknoloji stratejisi üzerine yazan bağımsız teknoloji danışmanı.

Navision ve Microsoft Dynamics — Tüm Yazılar Navision ve Microsoft Dynamics kategorisindeki yazıları gör →