Eskişehir’de boya ve vernik üretimi yapan, 312 çalışanlı bir kimya firmasında geçen yıl yürütülen ERP projesi, bana sektörün en temel sorununu bir kez daha net biçimde gösterdi. Firma yönetimi projeye heyecanla başlamıştı; yeni sistem üretim maliyetlerini düşürecek, stok fazlalıklarını ortadan kaldıracak ve müşteri siparişlerini daha hızlı karşılayacaktı. Ancak projenin ikinci ayında, yazılımı devreye almaya çalışırken beklenmedik bir duraklamayla karşılaştık: üretimde kullanılan 1.400’ü aşkın hammadde kaleminin yarısından fazlası için ürün ağacı, ya hiç tanımlanmamıştı ya da birden fazla versiyonu birbiriyle çelişiyordu. Yazılım hazırdı, altyapı hazırdı, kullanıcı eğitimleri planlanmıştı. Tek eksik, verinin kendisiydi.Kimya sektöründe ERP projesi yönetirken sektörün kendine özgü bir karmaşıklığıyla karşılaşırsınız: ürün ağacı, imalat sektörlerinin büyük çoğunluğuna kıyasla çok daha dinamik ve katmanlıdır. Boya formülasyonu, yapıştırıcı bileşimi veya temizlik ürünü reçetesi değiştiğinde sadece bir bileşen güncellemesi yapılmıyor; hammadde tedarik maliyeti, depolama koşulları, ambalaj spesifikasyonu ve bazen yasal sınıflandırma da birlikte değişiyor. Bu değişiklikler kâğıt üzerinde yapılabilir ama sistem içinde takip edilmiyorsa üretim, maliyet ve satın alma birimleri birbirinden farklı verilerle çalışmaya devam eder. Asıl tehlike burada yatar: herkes doğru veriye sahip olduğunu sanır, oysa üç birim üç farklı ürün ağacı versiyonuyla çalışmaktadır.Projenin tezini şu şekilde özetlemek mümkündür: kimya sektöründe ERP başarısının önündeki en büyük engel yazılım seçimi değil, ürün ağacı verilerinin proje başlamadan önce tek bir sahipte toplanmaması ve temizlenmemesidir. Bu tespit kulağa basit gelir ama uygulamada karşılaşılan direnç şaşırtıcı boyuttadır. Üretim müdürü kendi verilerinin doğru olduğunu, Ar-Ge bölümü formülasyon kayıtlarının güncel olduğunu, satın alma ise tedarikçi listesinin eksiksiz tutulduğunu düşünür. Her birim haklıdır — kendi penceresinden. Sorun, bu üç pencerenin birbirini görmemesidir.Eskişehir’deki bu anonim vakada uyguladığımız yaklaşım şu şekilde işledi. Projeye başlamadan altı hafta önce yalnızca veri envanteri çalışması yaptık. Üretimde fiilen kullanılan her hammadde kalemi için tek bir sorumlu belirlendi; bu kişi hem teknik spesifikasyondan hem de sistemdeki tanımlamadan sorumlu tutuldu. Çelişen kayıtlar yan yana getirilerek üretim ve Ar-Ge birimleri aynı masada doğru versiyonu belirledi. Bu süreçte 1.400 kalemin 312’sinin birden fazla koda sahip olduğu, 89 kalemin ise hiç tanımlanmadığı ortaya çıktı. Veri temizliği tamamlanmadan yazılım kurulumuna geçilmeseydi, bu hatalar sisteme gömülürdü ve ERP devreye alındıktan sonra düzeltmek çok daha pahalı bir iş olurdu. Aynı projenin farklı bir bölümünde, temizlenmemiş ürün ağacıyla devreye alınan bir üretim emri modülünün yalnızca 14 gün içinde üç kez elle müdahale gerektirdiğini belgeleyen bir kayıt elimizde mevcut.Operasyonel süreç yönetimi boyutuna gelindiğinde ise kimya sektörünün ikinci büyük sorunu görünür hale gelir: bir üretim sürecinde kaç adım olduğunu organizasyon içinde tutarlı biçimde tanımlayan şirket sayısı beklenenden azdır. Üretim vardiya formu, kalite kontrol checklist ve maliyet muhasebesi kaydı genellikle aynı süreci birbirinden farklı biçimlerde belgeler. ERP bu üç veri kaynağını bir araya getirdiğinde, tutarsızlıklar sistem raporlarına yansır ve yönetim doğru rapora güvenip güvenmeyeceğini bilemez hale gelir. Bu güvensizlik, sistemin benimsenmesini yavaşlatır; kullanıcılar paralel Excel dosyalarını kapatmaz ve ERP bir süre sonra ‘ikincil sistem’ konumuna düşer. Türkiye’deki pek çok kimya firmasında bu döngüye birden fazla kez tanıklık ettim.Süreç tanımlamalarındaki bu tutarsızlığı çözmek için öneri basit ama zaman alıcıdır: her üretim sürecini, ilgili tüm birimlerin aynı anda odada olduğu bir ‘süreç doğrulama toplantısı’nda yazıya dökmek gerekir. Üretim müdürü, kalite sorumlusu ve maliyet muhasebecisi aynı süreci aynı sözlerle tanımlayabiliyorsa, ERP bu süreci doğru modeller. Tanımlayamıyorlarsa, yazılım bu belirsizliği çözmez; yalnızca daha hızlı çalışan bir belirsizlik üretir. Eskişehir vakasında bu toplantıları sekiz farklı üretim hattı için düzenledik. Her toplantı ortalama üç saat sürdü ve toplantılar sonucunda yazıya dökülen süreç adımları, daha önce kullanılan vardiya formlarındaki adım sayısından ortalama %57 daha kısa ve daha net çıktı. Bu fark, doğruluğu artmış süreçten değil, gereksiz adımların budanmasından kaynaklanıyordu.Kimya sektöründe ERP projesi yönetecek olan yöneticilere şu üç adımı öneriyorum. İlk adım: yazılım satın alma kararını almadan önce ürün ağacı verilerini kaç farklı kaynakta tuttuğunuzu sayın; bu sayı birden fazlaysa, proje bütçenizin en az %62’sini veri temizliğine ayırmak zorunda kalacaksınız. İkinci adım: operasyonel süreçlerinizi kâğıda dökmeden önce ‘süreci kim en iyi biliyor?’ sorusunu değil, ‘bu süreci hangi birimler farklı tanımlıyor?’ sorusunu sorun; tutarsızlıkların haritasını çıkarmadan otomasyon kurmak, süreci kötü kayıt altına almaktan farksızdır. Üçüncü adım: ERP danışmanınızdan teknik özellikler listesi değil, veri sahipliği modeli isteyin; hangi birimin hangi veriyi kim onayıyla sisteme gireceği tanımlanmamışsa, ERP’yi ne kadar doğru kursanız kursan altı ay sonra bakımı sahipsiz bir sistem haline gelecektir. Veriyi düzeltmek zahmetlidir, ama bu zahmeti projenin başında çekmek, sonrasında sistemi söküp yeniden yazmaktan çok daha ucuzdur.
Kimya Sektöründe Ürün Ağacı Yönetimi: Veriyi Düzeltmeden Yazılımı Kurarsanız Kaosu Hızlandırırsınız
Gökhan MERCANOĞLU
Teknoloji Danışmanı & Yazar
ERP, CRM, otomasyon, yapay zekâ ve kurumsal teknoloji stratejisi üzerine yazan bağımsız teknoloji danışmanı.
ERP ve Kurumsal Yazılım — Daha Fazla Tümünü gör →
ERP ve Kurumsal Yazılım — Tüm Yazılar
ERP ve Kurumsal Yazılım kategorisindeki yazıları gör →