Process Mining ile RPA İçin Doğru Süreç Nasıl Seçilir?

Bir finans müdürü, muhasebe ekibinin her ay fatura mutabakat sürecinde onlarca saat harcadığını görüyor ve ‘bunu otomasyona bağlayalım’ diyor. Proje başlıyor, robot yazılımı devreye alınıyor; altı ay sonra beklenen verimlilik gelmiyor. Sorun robotun kendisinde değil, seçilen sürecin otomasyon için gerçekten uygun olup olmadığının baştan sorgulanmamasında. RPA yatırımlarında başarısızlığın en yaygın kaynağı budur: sezgiye dayalı süreç seçimi. Process mining, bu kararı veriyle temellendiren analitik bir yaklaşım sunuyor.

Process mining, kurumsal sistemlerin ürettiği olay günlüklerini — ERP, muhasebe yazılımı, CRM gibi platformların kaydettiği zaman damgalı işlem izlerini — analiz ederek iş süreçlerinin gerçekte nasıl aktığını görünür kılıyor. Şirketin süreç el kitabında yazılan ‘olması gereken’ ile sistemlerde gerçekleşen ‘olan’ arasındaki farkı ortaya çıkarıyor. RPA bağlamında bu fark kritik: bir sürecin otomasyona uygun olup olmadığını belirleyen tam da bu boşluk.

Otomasyon adayı süreçleri değerlendirirken üç temel boyut öne çıkıyor: hacim, standartlık ve sapma yoğunluğu. Hacim, bir sürecin ne sıklıkla tekrarlandığını ölçüyor; günlük yüzlerce kez gerçekleşen bir işlem, otomasyon getirisini hızlı somutlaştırır. Standartlık ise sürecin kaç farklı varyantla yürütüldüğünü gösteriyor. Process mining analizinde bir sürecin yüzde sekseninin iki ya da üç temel akış üzerinden ilerlediği görülüyorsa, o süreç robotik otomasyon için güçlü bir aday. Sapma yoğunluğu ise sürecin ne sıklıkla beklenen yoldan saptığını, kaç adımın insan müdahalesi gerektirdiğini ortaya koyuyor. Sapma oranı yüksek süreçler RPA için kötü aday; düşük sapmalı, yüksek hacimli, standart süreçler ise en iyi aday.

Bu üç boyutu somut bir karar çerçevesine dönüştürmek için process mining araçlarının ürettiği iki metrik özellikle işe yarıyor: varyant analizi ve uyumluluk kontrolü. Varyant analizi, bir sürecin kaç farklı yoldan tamamlandığını ve her varyantın toplam hacim içindeki payını gösteriyor. Örneğin sipariş-fatura-ödeme sürecinde yüz farklı varyant varsa ve bunların yüzde altmışı farklı istisna yönetimi gerektiriyorsa, bu süreç RPA’dan önce standartlaştırma çalışması istiyor. Uyumluluk kontrolü ise gerçek akışı tanımlı süreç modeliyle karşılaştırıyor; sapma noktalarını ve sıklıklarını görünür kılıyor. Yüksek uyumluluk skoru olan süreçler, robot yazılımının öngörülebilir adımlar üzerinde çalışabileceğini gösteriyor.

ROI hesabı da bu veriyle çok daha sağlam kuruluyor. Sezgiyle seçilen bir süreçte ‘tahminen yüz saat kazanırız’ demek yerine, process mining verisiyle ‘bu süreç ayda ortalama bin iki yüz kez çalışıyor, her çalışma ortalama sekiz dakika alıyor ve yüzde yetmişi standart akışta ilerliyor’ demek mümkün. Toplam sahip olma maliyeti hesabında bu fark belirleyici: robot geliştirme, lisans ve bakım maliyetleri ile elde edilecek zaman tasarrufu arasındaki denklem, gerçek hacim ve standartlık verileri olmadan güvenilir kurulmuyor. Process mining bu veriyi sağlıyor ve yatırım kararını tahmin değil analiz üzerine inşa ediyor.

Pratikte en sık karşılaşılan zorluk, process mining için gerekli olay günlüğü kalitesinin her sistemde aynı olmadığı. Türkiye’deki birçok KOBİ, ERP sistemini tam kapasitede kullanmıyor ya da süreç adımlarını sisteme yansıtmak yerine e-posta ve telefon üzerinden yürütüyor. Bu durumda process mining analizi eksik ya da yanıltıcı veri üzerinde çalışıyor. Ayrıca process mining araçları — Celonis, Disco, ProM gibi platformlar — kurulum ve yorum aşamasında teknik yetkinlik gerektiriyor; bu yetkinliği iç kaynakla sağlamak birçok orta ölçekli şirket için hâlâ ciddi bir engel. Dolayısıyla process mining projesinin başarısı, araç seçiminden önce veri kalitesi değerlendirmesine ve süreç sahiplerinin analize katılımına bağlı.

RPA yatırımı değerlendiren bir yönetici için pratik başlangıç noktası şu: ERP veya muhasebe sisteminizin olay günlüklerini bir process mining aracına aktarın ve yüksek hacimli beş süreci varyant sayısı ve sapma oranına göre sıralayın. En az varyantlı, en yüksek hacimli ve e-Fatura veya e-Defter gibi yapılandırılmış veri akışlarıyla desteklenen süreçler ilk otomasyon adaylarınız olsun. Sezginin değil verinin işaret ettiği süreçle başlayan RPA projeleri, ilk aşamada somut getiri üretme ve kurumsal destek kazanma konusunda belirgin biçimde daha başarılı oluyor.

Gökhan MERCANOĞLU

Gökhan MERCANOĞLU

Teknoloji Danışmanı & Yazar

ERP, CRM, otomasyon, yapay zekâ ve kurumsal teknoloji stratejisi üzerine yazan bağımsız teknoloji danışmanı.

Süreç Yönetimi, BPM ve Process Mining — Tüm Yazılar Süreç Yönetimi, BPM ve Process Mining kategorisindeki yazıları gör →