Sanayi Devrimden sonra; buhar makinelerinin kullanımı, elektrifikasyonun desteklediği seri üretim ve otomasyon gibi önemli dönemlerden geçtik.

Geldiğimiz noktada Endüstri 4.0 olarak adlandırılan dördüncü büyük dönüşüm dalgasını yaşıyoruz. Bu dönüşümün en önemli özelliği; makinelerin, üretim istasyonlarının ve bilgisayarların, internet tabanlı protokollerle birbirine bağlanabilmesidir diyebiliriz.

Birbiriyle haberleşebilen bu sistemler; veri paylaşımı, kendini uyarlama, arıza tespiti, bakım ve onarım gibi bir çok konuda imalat sürecini tamamen değiştirecek yeniliklerde beraberinde getiriyor. Nesnelerin internetinin imalatın kor bileşenlerine girmesine çok zaman kalmadı gibi görünüyor. Bu alanda değişim ve dönüşüm başladı, hızla devam ediyor.

Bu gelişmelerle birlikte geçtiğimiz senelerde danışmanlığına başladığımız, tamamen B2B çalışan, yapı malzemelerinde alçı üretimi yapan bir müşterimizde gerçekleştirdiğimiz proje aklıma geliyor.

Daha önceki dönemlerde üretimin yapısından dolayı ne ürettiğini ve net olarak ne sevk ettiğini bilemeyen kurum yöneticileri, gelinen son noktada ise internetten alınan taleplerle siparişleri oluşturabilecek kadar teknoloji kullanımında aktif hale geldiler.

Özetleyecek olursak; gerçek bir dönüşüm hikayesi diyebileceğimiz bu gelişimle birlikte, bir dönem ne ürettiğini, ne kadar üretmesi gerektiğini bilmeyen yöneticiler, artık kuruma gelen taleplerle alınan siparişler üretim emrini oluşturuyor ve bu oluşan üretim emirleri üretimi başlatıyor.

Tabii teknoloji burada bitmiyor! Üretilen ürünler konveyör üzerinden geçerken sensörler ile optik okuyucular devreye alınıyor ve üretilen malzeme kayıt ediliyor.

Ürünler okunamazsa sisteme öğretildiği gibi ürünü tahmin edebiliyor, üretim sonrasında hammadde. tüketimlerini ve diğer bileşen işlemlerini otomatik olarak gerçekleştirip sevk aracına ulaştırıyor. Sevk sırasında uyumsuzluklar ve eksiklikler varsa; sistem kendi karar merkezi üzerinde gerekli olan kayıtları oluşturuyor, 24 saat çalışan bu üretim döngüsünde online ortamda alınan sipariş online ortamda üretilerek müşterisine ulaştırılıyor.

Ve tüm bu süreç çalışanlar tarafından kontrol ediliyor. Fakat durum gösteriyor ki, yakın zamanda artık çalışanların kontrolüne çok daha az ihtiyaç duyulacak. Hatta satış öncesinden, satış sonrasına kadar tüm süreçler daha yalın, online ve daha az kaynakla gerçekleştirilecek.

Gelin Endüstri 4.0’ın öğelerini biraz inceleyelim;

Aslında Endüstri 4.0’ın temelini oluşturan teknolojilerin çoğu belirli ölçüde bugün de kullanımdadır. Üretim teknolojisi çok uzun zamandır bu dönüşümün içinde. Ancak yeni dönemin farkı, birbiriyle entegre olmayan bu cihazların artık aynı dili konuşarak ortak hareket edebilecek olmasıdır.

Bu değişimin etkileri sadece verimlilik ve geleneksel üretim biçimlerinde değil üreticiler, aracılar ve müşteriler arasındaki ilişkilerde de olumlu yansıma bulacaktır. Bu noktada Endüstri 4.0’ın altyapısını tetikleyen teknolojilere bakmamız gerekiyor:

Büyük Veri: Üretim sistemleri, işletme organizasyonu ve müşteri bilgilerinden oluşan büyük miktardaki verinin kapsamlı analizi, klasik yöntemlerden daha sağlıklı kararlar alınmasına imkan verecektir.

Özetle tüm kaynaklardan elde edilen veriler entegre bir aksiyon için kullanılacaktır. Bu verilerin içinde sipariş verisi, makine bakım verimsi, enerji dağılımı, araç sıcaklığı, GPS koordinatı gibi doğrudan ERP içerisinde yer almayan ama tümleşik operasyon için kullanılabilecek tüm veriler aynı amaç için kullanılacaktır.

Tahminleme: Tahminleme ve simülasyon bugün halihazırda mühendislik alanında kullanılmaktadır. Ancak bilişim teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak; bu kullanım giderek artacak daha karmaşık sistemlerin simülasyonu hızla yaygınlaşacaktır. Böylelikle ürün ve üretim teknikleri bu simülasyonlar sayesinde insanların beklentileri yönünde test edilerek geliştirilecektir.

Geldiğimiz noktada “Üç Boyutlu Yazıcılar” ile yapılan detaylı üretim tasarımları yakın geleceğin standart üretim yapısı haline geleceğini biliyoruz. Ürünü üretmeden tüm dinamiklerini test edebileceğimiz için, bu ürünü üretmek için ne kadar bir kaynak ihtiyacımız olduğunu da net bir şekilde bileceğiz.

Bağımsız Robotlar: Robotlar sanayinin bir çok alanında halihazırda kullanılmaktadır. Ancak yeni dönemde robotlar tek bir işe odaklanmış sistemlerden ziyade, diğer robotlarla ve insanlarla etkileşim içinde olan, bağımsız hareket edebilme yeteneği olan birer araç haline gelecektir.

Bu değişim başladı bile! Endüstride kullandığımız robotlar tek işlevliyken yeni oluşturulan robotlar çoklu fonksiyonel robotlara dönüşüyor. Bu hem daha az yatırımla daha çok fonksiyonelite, hem de kaynakların verimli şekilde kullanılmasını sağlıyor.

Nesnelerin İnterneti: Gününüzde imalatta kullanılan algılayıcıların ve makinelerin çok az bir kısmı birbiriyle haberleşebilmektedir. Kendi başlarına hesaplama ve karar alma yetenekleri çok azdır ve kapasiteleri genellikle üst bir kontrol sistemine bilgi göndermekten ibarettir.

Endüstri 4.0 ile nesneler arasındaki iletişim standart teknolojiler kullanılarak artmakla kalmayacak, nesneler kendi başına analiz ve karar verme yeteneklerine de kavuşacaktır.

Katmanlı İmalat: Üç boyutlu yazıcılarda olduğu gibi üretilecek parçanın modelini dilimlere ayırdıktan sonra, alt katmandan en üst katmana doğru sırayla üretilmesi, ürün prototipi geliştirme özel bileşen imalatında bir süredir kullanılmaktadır.

Katmanlı imalatta, gelişen teknoloji ve düşen maliyetler bu teknolojinin doğrudan üretim aşamalarında kullanılmasına imkan verecek olup, bu durum üretim süreçlerinin yeniden ele alınmasını getirecektir.

Bulut: Kurumlar veri depolama ve analizi için bulut teknolojilerini gün geçtikçe daha fazla kullanmaktadır. Bulut teknolojilerinin artan işlem kapasitesi ve veri paylaşımında sağladığı avantajlar imalat süreçlerinin bilişim ihtiyaçlarında bulut teknolojisini daha fazla öne çıkaracaktır.

Arttırılmış Gerçeklik: Henüz ilk adımlarını atmakta olan arttırılmış gerçeklik teknolojileri, uzaktaki çalışanları bakım ve onarım işlerinde desteklemek, özel gözlüklerin sağladığı gerçeğe tam olarak uygun sanal ortamlarda eğitim gibi bir çok yeni imkan getirecektir.

Bilinmesi gereken şu ki; imalat sektörünün belirli bir aşamasında değil, tasarımdan satış sonrası hizmetlere karar tüm aşamalarında Endüstri 4.0 uygulama alanı bulacaktır.

Daha entegre üretim süreçleri, daha gelişmiş tasarım ve prototip oluşturma imkanları, düşük miktarlarda üretim yapabilme, daha esnek üretim, kendi kendine öğrenen sistemlerin oluşumu, müşterilerle daha hızlı ve daha kapsamlı iletişim kurulması bu uygulama alanlarından bazıları olacaktır.

Ürün çeşitliliği olan sektörler esnekliğin getireceği verimlilik artışından faydalanırken, az sayıda ürünü büyük miktarlarda üreten sektörler hatalı üretim oranlarını düşürecektir. Yüksek beceri seviyesinde yüksek ücret karşılığında çalışanları olan ülkeler bu dönüşümden en çok fayda sağlayacak olanlar gibi görünüyor. Bununla birlikte genç ve teknolojiye meraklı nüfusa sahip, gelişmekte olan ülkeler de bu dönüşümden kazançlı çıkacaktır.

Bu faydaları yüzlerce örnekle anlatabiliriz. Bilinmesi gereken üretimde müşterilerinin ihtiyaçları artık teknoloji kadar hızlı değişiyor. Üreticiler bu müşteri beklentilerine ayak uydurmak zorundadır. Üreticilerin Endüstri 4.0’dan tam anlamıyla yararlanmak için küçük değişimler yerine büyük dönüşümleri hedeflemesi gerekiyor. Dijital dönüşüm ile; daha hızlı, daha az hatalı, daha az kayıp yaşanan, daha düşük maliyetli, daha az kaynak kullanarak, daha fazla müşteri isteklerine uyumu bir üretim dönemi başlıyor.

***Kısaca dijital dönüşüm çok fazla “daha” ile geliyor.



on Haziran 5th, 2016 in Dijital Dönüşüm, Kurumsal Dijital
Creative Commons License
Except where otherwise noted, the content by Gökhan MERCANOĞLU is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.