Process Mining ile Finansal Kapanış Süreçlerinde Gecikmeleri Bulmak

Mart 2020’den itibaren muhasebe ve finans ekiplerinin büyük bölümü ofis dışına çıktı. Kapanış süreci daha önce de sorunluydu; ama aynı koridorda oturan ekip koordinasyonu en azından bir güvenlik ağı sağlıyordu. Evden çalışmaya geçildiğinde o gayri resmi koordinasyon ortadan kalktı. Telefon trafiği arttı, e-posta zincirleri uzadı, kimin neyi beklediği belirsizleşti. Aylık mali kapanışı zamanında tamamlamak birçok şirket için gerçek bir operasyonel soruna dönüştü. Sorunun kaynağını bulmak için geleneksel yaklaşım hâlâ aynı: toplantı, anket, yöneticinin gözlemi. Bu yöntemler ne kadar güvenilir? Process mining, bu soruya farklı bir kapıdan giriyor.

Process mining, kurumsal sistemlerin ürettiği olay günlüklerini — ERP, muhasebe yazılımı, onay akışları — analiz ederek sürecin gerçekte nasıl işlediğini görünür kılan bir disiplindir. Yöneticinin zihnindeki süreç haritasıyla sistemin kayıt altına aldığı gerçek akış arasındaki fark, çoğu zaman şaşırtıcı biçimde büyük çıkar. Finansal kapanış bağlamında bu analiz özellikle değerlidir; çünkü kapanış süreci onlarca alt adımdan oluşur: tahakkukların girilmesi, banka mutabakatları, şirketlerarası eliminasyonlar, onay zinciri, konsolidasyon, raporlama. Bu adımların hangisinde gecikme yaşandığı, gecikmenin hangi gün ve saatte yoğunlaştığı, hangi kullanıcı veya sistem kaynağından kaynaklandığı — bunların tamamı olay günlüğünde kayıtlıdır. Sorun, bu kaydı okunabilir bir forma dönüştürmektir.

Türkiye’deki orta ölçekli bir üretim veya perakende şirketini düşünün: ERP sistemi SAP, Logo veya Netsis tabanlı, muhasebe ekibi beş ile on beş kişi arasında, ay sonu kapanışı genellikle ayın dördüncü ile sekizinci iş günü arasında tamamlanıyor. Pandemi döneminde bu takvim iki ila dört gün daha uzadı. Gecikmenin nerede olduğunu bulmak için process mining aracı ERP’nin işlem günlüklerine bağlanır; her belge hareketi, her onay adımı, her durum değişikliği zaman damgasıyla birlikte çekilir. Analiz sonucunda ortaya çıkan tablo genellikle şunu gösterir: toplam gecikmenin yüzde altmışı ile yetmişi, iki ila üç kritik adımda yoğunlaşmaktadır. Geri kalan adımlar neredeyse zamanında tamamlanmaktadır. Bu tespit, yöneticinin sezgisiyle çoğu zaman örtüşmez — çünkü sezgi, en çok konuşulan sorunu değil en çok görünür olan sorunu işaret eder.

Gecikme noktalarını veriyle tespit etmenin raporlama güvenilirliğine doğrudan etkisi vardır. Kapanış takvimi uzadıkça iki şey olur: birincisi, raporlar yönetim kuruluna veya yatırımcılara geç ulaşır ve karar alma süreci yavaşlar; ikincisi, son dakika girişleri ve düzeltmeleri artar, bu da hata olasılığını yükseltir. Türkiye’de halka açık şirketler KAP’a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) belirlenmiş süreler içinde finansal tablo sunmak zorundadır; gecikme doğrudan yasal yükümlülük riskine dönüşür. KOBİ’lerde ise banka kredi değerlendirmeleri ve tedarikçi ödeme planları çoğu zaman dönemsel mali tablolara dayanır. Kapanışın gecikmesi bu süreçleri de domino etkisiyle geciktirir. Process mining ile gecikme noktaları tespit edilip giderildiğinde, yalnızca kapanış takvimi kısalmaz; raporların içerdiği tahakkuk ve düzeltme kalemi sayısı da azalır. Bu, raporlama kalitesinin ölçülebilir bir göstergesidir.

Uygulamada karşılaşılan en yaygın zorluk, veri kalitesidir. Process mining analizinin güvenilir sonuç vermesi için ERP’nin olay günlüklerinin tutarlı ve eksiksiz olması gerekir. Türkiye’deki birçok KOBİ, ERP’yi yıllarca kullanmış olsa da sistem konfigürasyonları zaman içinde bozulmuş, bazı adımlar sistem dışında — Excel, e-posta, telefon — yürütülür hale gelmiştir. Bu durumda process mining analizi gerçek süreci değil, sisteme yansıyan kısmını gösterir. Dolayısıyla analiz öncesinde veri temizliği ve kapsam değerlendirmesi zorunludur. Ayrıca process mining araçlarının lisans maliyeti, sınırlı BT bütçesiyle çalışan KOBİ’ler için ciddi bir engel oluşturabilir; bulut tabanlı ve abonelik modelli seçenekler bu engeli kısmen düşürüyor, ancak veri güvenliği ve KVKK uyumu ayrıca değerlendirilmesi gereken başlıklar olarak kalıyor.

Finansal kapanış sürecinde process mining kullanmayı değerlendiren bir KOBİ yöneticisi için karar kriterleri şunlar olmalıdır: ERP sisteminizin olay günlükleri erişilebilir ve yeterince ayrıntılı mı? Kapanış sürecinizin kaç adımı sistemde kayıt altında, kaçı sistem dışında yürütülüyor? Gecikme maliyeti — geç raporlama, yönetim zamanı kaybı, hata düzeltme — araç yatırımını karşılıyor mu? Bu üç soruya net yanıt verebiliyorsanız, process mining size tahmin yerine kanıta dayalı bir iyileştirme zemini sunar. Sunamıyorsa önce veri altyapısını güçlendirmek daha verimli bir başlangıç noktasıdır. Pandemi koşullarında dağıtık ekiple çalışmak zorunda kalan finans ekipleri için bu soruların yanıtı, kapanış sürecinin gerçekten nerede kırıldığını görmek açısından her zamankinden daha kritik.


finansal görünürlük başarılı olduğunda ekrana daha fazla bilgi değil, yönetime daha net karar sunar. Kurumlar arası kopukluk azalır, sorumluluk görünür olur ve ölçülebilir ilerleme başlar. Bu nedenle mesele araç seçimi değil, işletme disiplininin teknolojiyle yeniden kurulmasıdır.


Gökhan Mercanoğlu
Finans Yönetimi