2004 Yönetici Rehberi: ERP, CRM, BI ve SCM ile Performans Odaklı Şirket Yönetimi

Bir tekstil firmasının sahibini düşünün. Depoda ne kadar kumaş var, tam olarak bilmiyor. Satış ekibi hangi müşteriye ne teklif verdi, not defterinden takip ediyor. Muhasebeci ayın sonunda rakamları bir araya getirirken üç gün uğraşıyor. Bu tablo, Türkiye’deki pek çok orta ölçekli işletmenin günlük gerçeği. Ama artık bu sorunların her biri için ayrı bir bilgisayar programı var. Bu rehber, o programların dördünü — ERP, CRM, BI ve SCM — yönetici gözüyle anlatıyor.

ERP (kurumsal kaynak planlaması), şirketin tüm bölümlerini tek bir programda birleştiren sistemdir. Muhasebe, stok, satın alma, üretim — hepsi aynı programın içinde çalışır. Bir bölüme girilen bilgi, diğer bölüme otomatik olarak geçer. Fatura kesildiğinde stok düşer, stok düştüğünde satın alma bölümü uyarı alır. Kâğıt üzerinde ayrı ayrı tutulan kayıtlar artık tek ekranda görünür. LOGO, Netsis, Micro gibi yerli programlar bu alanda Türkiye’deki KOBİ’lere yıllardır hizmet veriyor. SAP ve Baan gibi yabancı sistemler ise daha büyük işletmelerde tercih ediliyor.

CRM (müşteri ilişkileri yönetimi), satış ve müşteri takibini düzenleyen programdır. Hangi müşteriye ne zaman teklif verildi, müşteri son aramada ne dedi, ödeme geçmişi nasıl — bunların hepsi bu programda kayıt altına alınır. Satış ekibinin not defteri artık bilgisayara taşınmış olur. Küçük bir firmada bu belki gereksiz görünebilir. Ama müşteri sayısı ellinin üzerine çıktığında, satış temsilcisi değiştiğinde ya da patron tatile gittiğinde bu kayıtların değeri anlaşılır. CRM programı, müşteri bilgisini kişiden bağımsız hale getirir.

BI (iş zekası), şirketin kendi verilerinden anlamlı raporlar çıkaran sistemdir. ERP veya muhasebe programından gelen ham rakamlar, BI ile grafiğe, tabloya, karşılaştırmalı rapora dönüşür. Hangi ürün en çok kâr getiriyor, hangi bölge satışta geri kalıyor, geçen yılın aynı dönemine göre gider nasıl değişti — bu soruların cevapları BI raporlarından okunur. Muhasebecinin Excel’de saatler harcayarak hazırladığı tablolar, BI programıyla birkaç tıkla ekrana gelir. Karar vermek için rakam bekleyen yönetici, artık ayın sonunu beklemek zorunda kalmaz.

SCM (tedarik zinciri yönetimi), hammaddeden ürüne, üretimden müşteriye uzanan tüm süreci takip eden programdır. Tedarikçiden sipariş verildi mi, malzeme depoya girdi mi, üretim planına uyuluyor mu, sevkiyat zamanında gitti mi — SCM bu soruları yanıtlar. Özellikle üretim yapan firmalar için stok maliyeti büyük bir yük oluşturur. Fazla stok sermayeyi bağlar; az stok ise üretimi durdurur. SCM programı bu dengeyi kurmaya yardımcı olur. Tedarikçi ile alıcı arasındaki yazışmalar faksla yürütülse de programın içindeki takip sistemi gecikmeleri önceden görmeyi sağlar.

Bu dört sistemin her birinden beklenen somut katkılar var. ERP’de izlenecek gösterge stok devir hızıdır: malzeme depoda ne kadar bekliyor, bu süre kısalıyor mu? CRM’de izlenecek gösterge teklif-sipariş oranıdır: on tekliften kaçı siparişe dönüyor? BI’da izlenecek gösterge karar süresidir: yönetici bir rapor için kaç gün bekliyor, bu süre azaldı mı? SCM’de izlenecek gösterge zamanında teslimat oranıdır: siparişlerin yüzde kaçı söz verilen günde teslim ediliyor? Bu göstergeler programa bakılarak takip edilir; sezgiyle değil, rakamla yönetilir.

Ancak bu programları kurmak kolay değil. Dört sistemin hepsini aynı anda almak hem pahalı hem de riskli. Kurulum süreci zaman alır; personelin programı öğrenmesi için eğitim şart. Yanlış seçilen bir program ya da yarım kalan bir kurulum, hem parayı hem zamanı çöpe atar. 2005 yatırımı için en sağlıklı yaklaşım şu: önce ERP ile başla, şirketin temel verilerini tek programa topla. Muhasebe ve stok düzelince CRM’e geç. Satış verisi birikiyor ve düzene giriyorsa BI anlamlı hale gelir. SCM ise ancak tedarik süreci gerçekten karmaşık olan firmalarda öncelik kazanır. Hangi programı ne zaman alacağına karar vermek için şu soruyu sor: ‘Hangi bilgiyi bulmakta en çok zorlanıyorum?’ Cevap o programı işaret eder.


süreç standardizasyonu yalnızca verimlilik gündemiyle ele alınırsa eksik kalır. Müşteri deneyimi, çalışan davranışı, finansal etki ve operasyonel dayanıklılık birlikte değerlendirilmelidir. Çünkü kurumsal teknoloji, tek bir departmanın değil, işletmenin tamamının çalışma biçimini değiştirir.


Gökhan Mercanoğlu
ERP ve Kurumsal Yazılım